Teknolojik Kötü Alışkanlıklarımız

Home / BLOG / Teknolojik Kötü Alışkanlıklarımız

Tırnak yeme, işyerinde pasaklılık, kronik geç kalma… Hepimizin gerçek hayatta kötü alışkanlıkları var. Teknoloji bunlara neden çare bulmuyor? Teknolojinin tüm kötü alışkanlıklara çözüm olması gerekirken, çoğu zaman yaptığı şey işleri daha da beter hale getirmek. Teknoloji, yanlış yaptığımız şeyleri düzelteceğine, kötü davranışlarımızı devam ettirecek yeni bir mecra sunuyor. Sizin de mi kötü teknolojik alışkanlıklarımız var? İşte bunların en kötü 21 tanesi ve potansiyel çözümleri…

1 – Aletleri Göz Önünde Bırakmak

Teknolojik alet hırsızlığı genellikle önceden tasarlamakla, dikkatli planlarla olmaz. Birkaç saniye içinde gerçekleşir ve başlıca sebebi aletleri gözünüzün önünden ayırmanızdır. Kafenin köşesindeki sıcacık, pencere kenarı masanız güzel ama siz yeni kahve almak için kasaya gidin de bir görün. Bir hırsız hemen ortaya çıkıp aleti kaparak kayıplara karışabilir. Aletler siz vücut taraması beklerken havaalanı güvenlik bantlarından da (hatta bazen görevlilerin kendisi tarafından) çalınabilir. Arabanızın kilitli olması da engel değil. Hevesli bir hırsız gözünü bile kırpmadan camınızı kırıp yolcu koltuğundaki dizüstü bilgisayarı güpegündüz yürütebilir. Çözüm: Dizüstü bilgisayarları ve diğer aygıtları açıkta bırakmayın, ya güvendiğiniz birine emanet edin ya da tuvalete giderken bile yanınıza alın. Kafede çalışan personelebirkaç dakikalığına tezgâhın arkasına bir şey bırakıp bırakamayacağınızı sorabilirsiniz. Ama siz siz olun, “Şuna biraz göz kulak olur musun?” deyip masadaki bilgisayarınızı uzaktan göstermeyin.

2 – Kendinizi Aygıtlara Kaptırmak

Sokaktaki kapkaççılar telefonları böyle çalıyor. Metro çıkışında merdiven başını tutuyor ya da siz bir kafedeyken arkanızdan sinsice yaklaşıyorlar. Öyle ya da böyle, siz akıllı telefonunuzun Facebook haber akışına burnunuza kadar gömüldüğünüz için ruhunuz bile duymuyor. Sonra suratınıza bir yumruk yiyorsunuz, hırsızlar da yakındaki bir arabaya atlayıp kaçıyor. Şüphelilerin eşkâlini verebilir misiniz? Hayır, çünkü son gördüğünüz şey yavru bir köpeğin fotoğrafıydı. Çözüm: Herkes tel efonunu her yerde kullanıyor, o yüzden trende ya da geceleyin eve yürürken cebinizden çıkarmakta sorun yok. Fakat elektronik aygıtlar karaborsada en çok el değiştiren şeylerden biri olduğu için şüpheli ortamlarda ihtiyatlı olmak en iyisi. Cep telefonu kullanımınızı kapkaç saldırısına kurban gitmeyeceğiniz yerlerle sınırlandırabilirsiniz. Aynısı araba sürerken cep telefonu kullanma konusunda da geçerli. Siz de istatistiklerdeki bir rakam olmayın!

3 – Aygıtları Kirli Ellerle Kullanmak

Cep telefonunu bir çocuğa veren herkes bilir ki geri aldığınızda alet baştan aşağı kir, kırıntı, çikolata ve burun spreyine bulanmış olur. Ama sizin de durumunuz bundan farklı değil. Dürüm yerken Candy Crush oynarsanız telefonunuz pek de güzel görünmez ve telefonu konuşurken yanağınıza yaslıyorsanız geride yağlı bir leke kalabilir. İğrenç olmakla kalmıyor, sağlık risklerini de beraberinde getiriyor. Klavyenizin tuvaletten daha kirli olduğuna ilişkin söylenenler telefonunuz için de geçerli. Geçen yılki bir haber, Ugandalı bir hırsızın çalıntı bir telefondan Ebola virüsü kaptığını anlatıyordu. Çözüm: Elektronik aygıt temizleme sıvısını masanızdan eksik etmeyin. Cep telefonunuzu, tabletinizi ve diğer dokunmatik ekranlı aygıtları günü gününe temizleyin. Ne zaman gözle fark edilir bir kirlenme olsa hemen silin.

4 – Aygıtları Temizlememek

Kirli dokunmatik ekran konusuna zaten 3. maddede değindik. (Windows 8 çağında giderek büyüyen bir sorun bu.) Peki ya diğer aygıtlar? Neredeyse tüm ileri teknolojili aygıtlar kirden ve tozdan etkilenir. Kir, her türden aralığa ve çatlağa girmekle kalmaz, en çok da soğutma için hava girişi bulunan dizüstü ve masaüstü bilgisayarları, hatta yazıcıları etkiler. Toz genellikle elektronik aygıtlara zarar vermese de fanları, optik sürücülerin mekanizmalarını ve diğer hareketli parçaları tıkayarak bozabilir veya fanlar doğru düzgün çalışmazsa aşırı ısınmaya yol açabilir. Tarayıcılardaki ve yazıcılardaki toz, yaptığınız baskının kalitesini olumsuz etkileyebilir. Çözüm: Ekipmanınızı temizlemek zor değil ama bunu bir şeyler aşırı birikmeden, düzenli olarak yapmalısınız. Yılda bir iki defa yeterli. Unutup duruyor musunuz? Bilgisayarınızı klimanıza ya da kombinize bakım yaptırdığınız ya da arabanızın yağını değiştirdiğiniz gün temizleyin. Bilgisayardaki bir takvime not almak da işinize yarayabilir.

5 – Bilgisayar Başında Yanlış Oturmak

Belli ki duruş dersleri, göz korkutma amaçlı öyküler ve ergonomik aygıtlar geçen 30 yılda bize hiçbir şey öğretmemiş. O yüzden de karpal tünel sendromu, adına tuzak nöropati denen bir tür sinir rahatsızlığının en yaygın formu ve tüm halkın %5,8’ini etkiliyor. Çok ciddi olmayan vakalarda bile tipik tedavi yöntemi cerrahi. Hepsi de dik oturmadığınız için. Çözüm: Bu sorunu çözmek için düzgün bir çalışma ortamı şart. İskemleniz dizlerinizin 90 derecelik açıyla büküleceği yükseklikte olmalı, ayaklarınız yere tam basmalı, monitörünüzün üst kısmı göz hizanızda ve tam karşınızda olmalı, klavyeniz ise bileklerinizin yere paralel duracağı şekilde yerleştirilmeli. Söylemesi yapmasından kolay tabii. Her şeye rağmen acı çekmeye devam ediyorsanız bir ortopedi uzmanına görünün. Vücudunuza destek olacak ortopedik destek ürünleri veya farklı bir çözüm önerebilir.